2 Şubat 2015 Pazartesi

KÜÇÜK ADIMLAR, BÜYÜK DEĞİŞİKLİKLER




Uzun süredir ihmal ettiğim bi blog varmış buralarda..Herkese kocaman günaydınnnn..

Diyete başlamak için yaratılmış bir gün adeta. Hem yeni bir ay, hem pazartesi hem de baharı aratmayan sıcacık bir gün.
Kilo vermeye karar vermeden önce şunu bi düşünün. Siz hangi kiloda mutlusunuz? Kaç kilo olmak sizi mutlu eder? Zayıf olmak güzel olmak veya sağlıklı olmak değildir. Tıpkı yüksek kilolarda olduğu gibi. Etrafta adeta tabu gibi dayatılan, sürekli televizyon kanallarında çıkan bacak boyu boyum kadar, kilosu bacağımın kilosu gibi olan kadınlar yüzünden psikolojimiz bozuldu.

Ben bugün sizlere diyete aslında diyette demek istemiyorum sağlıklı beslenmeye başlarken atıcağınız küçük adımların hayatınızı nasıl değiştireceğinden bahsetmek istiyorum.
Öncelikle diyetle ilgili duyduğunuz herşeyi aklınızdan çıkarın. Diyet yasaklarla dolu değildir. Sadece vücudunuzun ihtiyacı olan şeylerin yenmesidir bence,bana göre tanımı. Yani fazla kilolarındna kurtulmaya çalışan biri ile ideal kiloda olan birinin yemesi gereken yiyecekler birbirinden faklı değildir. Bizim yaptığımız en büyük hata kilo almadan önce gelişi güzel canımız ne isterse yeyip, tartıdaki kiloyu görünce internetten yapılan şok diyet araştırmaları ile başlayan bir serüven ve sonucu tabiki hüsran.
Öncelikle işe kendinizi değerlendirmekle başlayın. Tüm gün yeyip içtiklerinizi bir kağıda yazın. Her gün yediğiniz zararlı bir yiyeceği hayatınızdan çıkarın.Eğer sizin 20 tane kötü beslenme alışkanlığınız varsa 20 gün sonra bu alışkanlıklardan kurtulmuş olursunuz. Zaten diyetteki amacımız da sağlıklı beslenmeyi öğreterek yapılan hataları düzeltmek.
Suyun önemini artık bilmeyen yoktur. Gözünüzün önüne 2litrelik bir şişe koyun ve günün sonunda ne kadar içtiğinizi kontrol edin. Her gün arttıracağınız 1 bardak su size sağlık verecektir.
Zaman buldukça kendinizi dışarı atın, yürüyüş yapın. Zamanınız yoksa işe yürüyerek gidin veya 1-2 durak önce inin ve gideceğiniz yere kadar yapacağınız bir yürüyüş sizi daha zinde hisstetirecektir.
7-8 saat mutlaka düzenli uyuyun.
Hamur işinden uzak durun efendim. Yemeyin. Ayşe teyze günlerde 6 çeşitten az yaparsa beceriksiz olur bende biliyorum ayıp olmasın diye yedim gibi klişe bir cümleyi çıkarın hayatınızdan. Ayşe teyzenin umrunda bile değilsin ve unutma tartıdaki kiloyu görünce senin yerine hiçbir zaman ayşe teyze yürümeyecek. İsmi ayşe olanlardan çok özür dilerim şimdiden hem çok sevdiğim bir isim hem de her yaşa yakışacak bir isim olması nedeniyle kullandım. Ruhunuz ayşe teyze olmasın diyorum ve konuyu iyice uzatıp altın gününe çevirdiğimi farkediyorum.
3 BEYAZA YAKIN OL! Süt, Peynir, Yumurta..
Ara öğünlerde meyve, kuruyemiş, süt, yoğurt, bitter çikolata gibi kalorisi düşük öğünler tercih edin. Tabi bi oturuşta 1 kilo mandalina yemeyin yine de ..
Bitki çaylarını hayatınıza sokun .Özellikle yeşil çayın obeziteye olan etkisi bilimsel olarak kanıtlanmışken günde 2 fincan şekersiz yeşil çay için.. (tansiyon problemi olanlar aman dikkat!Uzak Durun!)
Üstüne basa basa söylüyorum dilimde tüy bitti uzman olmayan kişilerden veya internnet bulduğunuz herhangi bir diyet programından uzak durun.
Benden şimdilik bu kadar umarım işinize yarayacak küçük hap bilgiler olmuştur. Vücudunuza iyi bakın.
Hoşçakalın, formda kalın..

17 Ocak 2015 Cumartesi

İçinizdeki Tatlı Canavarına Dur Deyin!

1 günlük upuzun tatilimin sabahından herkese merhaba.. Bugün sizlere tatlı isteği neden olur, ne oluyor da adeta yemezsek ölecekmişiz gibi tatlı krizine giriyoruz, tatlı isteğinin önüne geçebilmek için ne yapmalıyız sorularına yanıt bulucam..
Elinizdeki çikolatayı bi kenara bırakıp okumaya devam edebilirsiniz..
Tatlı olarak adlandırdığımız karbonhidrat grubu yiyecekler millet olarak oldukça sevdiğimiz bir gruptur. Altın günü olsun, iftar yemeği olsun, özel bir davet veya sıradan bir arkadaş buluşması olsun çorba, pilav, börek, çörek, pasta, kek  olmadan olmaz.  Hatta yemeğe davet edildiğinizde o tombik ellerle açılmamış bir börek yapılmadıysa ev sahibi beceriksizdir. Neee bi de şerbetli tatlı yapmak yerine meyveli veya sütlü bir tatlı mı yapmış?  Zaten ben onun beceriksiz olduğunu ilk günden anlamıştım.  Melahat günlerde 6 çeşitten aşağı yapmaz çok beceriklidir. O kadar uğraşmış ayıp olmasın diye bir çeşit bırakıp geri kalanını yedim. Hatta tariflerini de aldım evde bol bol yaparım artık..
Tatlı dendiğinde aklınıza ilk olarak çikolata, pastanın yanında unlu çorbalar, meyve suları, pilav, börek gibi yiyecekler de gelmeli. Bu yiyecekler genel olarak kan şekerimizi hızla yükseltip tokluk hissi sağlar ve arkasından hızla düşerek açlık hissinin oluşmasına neden olur ve siz yine tatlı bir şey yemek ister bu kısır döngünün içine girersiniz.
Uzun süren açlık durumlarında kan şekerimiz düşer. Gözlerde kararma, baş dönmesi, el ve ayaklarda terleme gibi bulgular ortaya çıkar. Bunun için vücut kan şekerini dengelemek adına tatlı isteği duyar. Kan şekerinin düşmesini engellemek için 2-3 saat aralıklarla beslenmek önemlidir.
Çok uzun süredir diyet yapıyor ve kilo veremiyorsanız, tatlı krizlerinizin önüne geçemiyorsanız insülin direncine dikkat! Yaptıracağınız küçük bir kan tahlili sonucunda öğreneceğiniz bu değer sizin hayatınızın dönüm noktası olabilir. Teşhisi konulmamış bir insülin direnciniz varsa ve siz beslenmenize dikkat etmiyorsanız diyabet (şeker) hastalığına giden bir yolculuğa adım atmış olursunuz. Eğer böyle bir rahatsızlığınız varsa düzenli ilaç ve diyet tedavisi ile bunun önüne geçebilir, ileriki dönemlerde ilaç kullanmadan hayatınıza devam edebilirsiniz
Benim hiçbir rahatsızlığım yok,sağlıklıyım fakat yine de canım tatlı yemek istiyor diyorsanız okumaya devam edin..
Yemeklerden sonra canım mutlaka tatlı bir şey yemek istiyor diyorsanız bu sizin vücudunuzu şartlandırmanızla alakalı bir durumdur. Siz vücudunuza yemekten sonra tatlı vermeye alıştırdığınız için vücudunuz bunu her yemekten sonra istiyor. Bu alışkanlığı yavaş yavaş bırakıp içinizdeki o tatlı canavara direnin.
Gün içinde oluşacak tatlı isteği için önceden almanız gereken önlemler;
-Mutlaka kahvaltı edin.
-Yağlı yiyeceklerden uzak durun.
-Kendinize haftada 1 gün tatlı izni verin. Her gün çikolata, gofret gibi tatlılar yemek yerine haftada bir gün gerçekten sevdiğiniz güzel bir tatlı tüketerek hem diğer her an elinizin altında ulaşabileceğiniz tatlılardan uzaklaşır hem de yediğiniz tatlının gerçekten tadını hissedersiniz.
-Şerbetli, yoğun çikolatalı tatlılar yerine sütlü, meyveli kalori değeri daha düşük tatlıları tercih edin.
-En büyük yanılgılardan biri bitter çikolatanın kalorisiz ve çok yararlı olduğunun düşünülmesi. Bitter çikolatanın diğer çikolatalardan kalori olarak çok bir farkı yoktur. Sadece tabiî ki belirli ölçülerde tüketildiğinde antioksidan özelliğinden dolayı vücudumuz için daha yararlıdır.
-Lokum tatlı krizleri için diğerlerine göre en masum olanıdır. Sade lokum içerisinde hiç yağ bulunmadığı için tercih edebilirsiniz.
-Beyaz ekmek, pirinç pilavı, makarna gibi yiyeceklerden uzak durunuz.
-Meyveleri yalnız yemek yerine yanına süt-yoğurt-ayran gurubundan birini ekleyerek elma yiyince daha çok acıkıyorum hissinin önüne geçebilirsiniz.
-Ev yapımı bir tatlı kaşığı reçeli yoğurda karıştırarak hem meyveli yoğurdunuzu kendiniz yapabilir hem de tatlı olarak tüketebilirsiniz.
-En güzel kan şekeri dengeleyici olarak bilinen tabi ki TARÇINNNNN! Şu yanılgıyı çoğu kez duyuyorum tarçın zayıflatıyormuş. Sen o tarçını sütlacın, bozanın üstünde yiyorsan üzgünüm ki zayıflatmıyor. Bitki çaylarınıza, günlük içeceğiniz suların içine koyacağınız çubuk tarçın gün boyunca kan şekerinizi dengeleyecektir. Aynı zamanda sütünüzün, yoğurdunuzun içine toz tarçın ekleyerek tatlı isteğinizi azaltabilirisiniz.
-Mutlaka düzenli 7-8 saat uyumaya özen gösterin.

15 Ocak 2015 Perşembe

Tiroid Hastalıkları ve Beslenme

Herkese günaydın..Gecikmiş bir yazıyla karşınızdayım. Bugün sizlere tiroid hastalığı teşhisi nasıl olur, belirtileri nelerdir ve beslenmesinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıcam..Diyetisyene gittiğinizde size hazırlanacak beslenme programı sadece boy ve kilonuza göre hazırlanmaz. Gerekli tahlilleri yaptırmanız gerekir. Bunların en önemlilerinden biri de tiroid bezi hormonları için yapılması gereken tahlillerdir.

Tiroid bezi metabolizmayı düzenleyen boynun ön bölümünde bulunan bir salgı bezidir.Teşhisi konulmuş bir tiroid hastalığınızın olması gibi tiroid hastası olduklarını diyete başladıktan sonra öğrenen hastalarım mevcut. Bu durumda diyet programı öncesi rutin kontroller büyük önem taşımaktadır.

Tiroid hastalığının teşhisi için belli başlı tahliller vardır. Bunlar; TSH, T3,T4.Bu değerlerin yüksek veya düşük çıkmasına bağlı olarak HİPOTİROİDİ veya HİPERTİROİDİ teşhisi konulunur.

Peki bu hastalığın belirtileri var mıdır? Hangi durumları yaşadığımızda tiroid hastalığından şüphelenmemiz gerekir? Teşhis konulduktan sonra beslenme nasıl olmalıdır?Hadi hep birlikte öğrenelim.


HİPOTİROİDİ olan hastalarda;Halsizlik
Üşüme titreme,Ses kısıklığı,Şişkinlik,El, yüz ve gözde şişlik,Ciltte kuruma,Saçlarda dökülme,Uyku bozukluğu ve depresyon,Adet düzensizliği,Kilo artışı,Konsantrasyon bozukluğu, hafıza zayıflığı,Kansızlık, b12 eksikliği,Az terleme gibi durumlar görülür.

BESLENME


Hipotroidi olan hastalarda metabolizma yavaşlar ve bununla birlikte kilo yönetimi zorlaşır.Fazla kilolu hipotiroidi hasta grubu için ilk hedefimiz yanlış beslenme alışkanlıkanlıklarını düzenlemektir. Tiroid bezinin çalışmasına katkıda bulunacak besinleri beslenme programı içine sokarak metabolizmaya katıkıda bulunmaktır. Bunun için en önemli destek iyotlu tuzdur. Bunun yanında haftada 2 gün balık tüketimi veya omega-3 desteği alımıdır. Katı yağlar yerine sıvı yağ kullanılmalıdır. Karbonhidratlı, unlu, şekerli yani glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durulmalıdır. Günde mutlaka2-2,5lt su tüketilmelidir.Özellikle lahana, brokoli, brüksel lahanası, turp, karnabahar, şalgam, soya fasulyesi, hardal, yer fıstığını çok fazla çiğ tüketmemekte fayda vardır. Pişirerek tüketmeniz guatrojen madde miktarını azaltacağından daha sağlıklı olacaktır.


HİPERTİROİDİ olan hastalarda;Guatr (tiroid bezinde büyüme)Kilo kaybı,Saçlarda cansızlaşma ve dökülme,Ellerde titreme,Uyku bozukluğu,Bağırsak problemleri,SinirlilikÇarpıntı,Adet düzensizliği,Gözlerde çıkıntılık,Kemik erimesi,Erkeklerde meme büyümesi gibi durumlar görülür.

BESLENME

Kesinlikle iyotsuz tuz tüketilmelidir. Yemeklerinizin tuzsuz veya iyotsuz tuzla yapılmış olmasına özen gösterin bu sebeple dışarıdan, ambalajlı, içeriği bilinmeyen gıdalardan uzak durun.Kırmızı, siyah, mor lahana, şalgam, turp tüketmeyiniz.Deniz mahsüllerinden ve kuruyemişlerden uzak durunuz. Peynirlerinizi tuzsuz ve sınrılı miktarda tüketmeye özen gösteriniz. Yağsız kırmızı et, tavuk eti ve kurubaklagiller beslenme programının içinde mutlaka yer almalıdır aksi takdirde hasta çalışan hızlı metabolizması sebebiyle kilo ve kas kaybı yaşar.

11 Ocak 2015 Pazar

Üniversite Öğrencileri İçin Sağlıklı Beslenmenin İpuçları

Herkese günaydınnnn.. Mutlu bir hafta sonu olsun.. Mutlu pazarlar..
                Çayınızı,kahvenizi alıp yazıyı okumaya hazırlanın efendim..Tabiki şekersiz:) 
Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasının Trakya’yı pas geçmesiyle Türkiye’de tek kar görmeyen il olarak buz gibi bir haftayı geride bıraktık.
Bugün sizlere, takip ettiğim danışanlarımdan, instagram üzerinden takipçilerimden aldığım istekler üzerine üniversite öğrencilerinin büyük bir bölümünün sorunu olan okulda, yurtta, evde, yemekhanede, cafede nasıl beslenmeleri , nelere dikkat etmeleri  gerektiği konusunda önerilerde bulunacağım..
Hemen başlayalım..
Öğrencilerin çoğu öğünlerini planlayamamakta, genellikle kahvaltı öğünü olmak üzere öğün atlamaktadırlar. Öğün atlayan öğrencilerin çoğu sabah kalkamadıklarını, zamanlarının olmayışını, okula geç kaldıklarını, iştahlarının olmayışını, diyet yaptıklarını dile getiriler.
Oysa unutulmamalıdır ki öğün atlayarak kilo kontrolü sağlamak imkansızdır. Sağlıklı beslenmenin ilk kuralı düzenli bir uykudur. Akşam yatış ve sabah kalkış saatleriniz düzenli olmalıdır. Yani ilk kuralımız düzenli ve planlı olmak.
Kahvaltı öğünü hafta içi genellikle kaldığınız yerde geçiyordur. Bu ailenizle birlikte yaşadığınız bir ev, arkadaşlarınızla kaldığınız bir ev veya yurt olabilir. Eğer ailenizle birlikte yaşıyorsunuz yapmanız gerek tek şey kahvaltı edebileceğiniz bir saatte kalkmak olacaktır. Bu durum diğer ikamet edilen yerlerde fiziki şartlardan dolayı biraz daha zor oluyor olabilir. Kahvaltı öğününü kesinlikle alışkanlık haline getirin. Buzdolabı ve mutfağı bulunmayan öğrenciler günlük alışveriş yapabilir, 1 kutu küçük yarım yağlı veya light süte yulaf ezmesi, müsli  ekleyerek kahvaltı edebilirsiniz. Veya tüm öğrenciler bilir kışın en güzel buzdolabı cam önüdürJ Yumurtayı su ısıtıcısının içinde haşlamak öğrenciler için pratik bir çözüm olabilirJ
Okul yemekhanesinde yemek seçimi önemlidir. Çıkan her yemeği almak zorunda olmadığınızı aklınıza yazın. İlk olarak ekmek seçiminde başlıyorum. Artık tüm yemek verilen yerlerde esmer ekmek seçeneği bulunuyor. Eğer yok ise ekmeğinizi yanınızda götürebilirsiniz veya ekmek hakkınız yerine çorba, pilav-makarna,tatlı grubundan birini seçebilirisiniz. Yani aynı anda hem çorba hem pilav hem tatlı  hem de ekmek tercih etmek yerine bunlardan birini tercih ediniz. Yoğurt,salata, meyve grubu çıktığında ise mutlaka tüketiniz.
Eğer yemekhanede değil de öğle yemeğiniz kafeteryada geçiyorsa ızgara köfte veya tavuk tarzı yemekler varsa ilk tercihiniz bunlardan yana olmalı. Eğer bu etler sandviç ekmeği arasında satılıyor ise esmer ekmekten yapılan sandviçleri veya bu sandviç ekmeklerinin üst ekmeğini ayırarak kalan alt ekmeği ile içindeki malzemeleri tüketebilirsiniz. Eğer ızgara et yoksa peynirli bir tost ile birlikte ayran tüketebilirsiniz. Tüm bunları temin edemiyorsanız evde veya yurtta hazırlayabileceğiniz ton balıklı veya peynirli esmer ekmekten yapılmış bir sandviçi yanınızda götürebilirsiniz. Ambalajlı ürünlerden, asitli içeceklerden olabildiğinizce uzak durmaya çalışın. Çayı çok demli içmemeye, kahvenize krema yerine süt ilave etmeye özen gösterebilirsiniz.
Makarna tüm öğrencilerin kendi bölümleri dışında uzman oldukları bir alan olduğununu düşünüyorum. Tabi ki bir zamanlar benimde J Peki makarnayı nasıl sağlıklı hale getirebilirsiniz? İlk olarak makarna seçimi.. Kepekli veya tam buğday unundan yapılmış artık her markette rahatlıkla bulabileceğiniz makarna tercih ediniz. İçerisine 1 yemek kaşığı sıvı yağ ekleyerek yapınız. Daha doyurucu ve sağlıklı olması açısından haşlanmış sebze, peynir veya ton balığı ilavesi yapabilirsiniz.
Alışverişe gitmeden önce mutlaka liste hazırlayın. Bu size hem bütçe kontrolü sağlayacak hem de ihtiyacınız olan şeyler dışında sağlıksız ürün seçiminden uzak tutacaktır. Örneğin saklama alanınız yoksa taze meyve yerine kuru meyve satın alabilirsiniz. Bu şekilde kendinize pratik çözümler yaratabilirsiniz. Kırmızı et bütçenizi zorluyorsa eğer bunun yerine tavuk eti veya ton balığı alabilirsiniz. Etlerinizi pişirirken içerisine hiç yağ ilavesi yapmamaya özen gösterin.
Aslında yaşam tarzı haline getireceğiniz birkaç ipucu ile kilo kontrolünüzü sağlayabilir, öğrencilik hayatınızda sağlıklı beslenebilirisiniz.
Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Sorularınızı aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz..

Hoşçakalın, formda kalın..



6 Ocak 2015 Salı

EMZİKLİLİK DÖNEMİNDE BESLENME NASIL OLMALIDIR?




            Herkese merhaba..En sık karşılaştığım sorulardan biri emzirirken diyet yapabilir miyim? Ben de bu sorunun cevabını tüm ayrıntılarıyla yazmaya karar verdim.. Umarım herkes için yaralı bir yazı olur.. Emziklilik döneminde beslenme konusunda bana gelen sorular üzerinden soru cevap, en sonunda da benim size vereceğim öneriler şeklinde gitmenin daha faydalı olucağını düşünüyorum. Sizinde benim yazmadığım aklınıza takılan bir soru varsa aşağıya yorum olarak bırakabilirisiniz.. Öyleyse hemen başlayalım..

1.Doğum yaptıktan ne kadar süre sonra diyete başlayabilirim?
            İlk 6 ay kesinlikle kısıtlı bir diyet programı uygulanmaz.Bu süre içinde size özel diyetisyen tarafından hazırlanmış sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulayabilirsiniz.


2.Emzikli anneler nasıl kilo verir?
            Sağlıklı ve dengeli bir program uyguladığınızda kilo kaybınız başlayacaktır. Ayda kaybedeceğiniz 2kg sizin için sağlıklı olandır.

3.Emziren anneler günlük kaç kalori almalıdır?
            Günlük gereksinimleri olan enerjiye 250-500kcal ek yapılmalıdır.

4.Su tüketimi nasıl olmalıdır?
            Günlük 2,5-3litre su tüketilmelidir. Bu da yaklaşık olarak 12 bardak suya eşittir. Bu su süt, hoşaf, meyve suyu, limonata, komposto suları dışında içeceğiniz miktardır. Çay, kahve gibi içecekler süt verimini azaltıcağı için tercih edilmemelidir.

5.Hamilelik süresince aldığım vitamin takviyelerine emzirirken de devam etmeli miyim?
            Bu takviyelere bir süre devam edebilirsiniz. Daha sonra sütünüzün miktarına ve emzirme süreseine göre doktor veya diyetisyeniniz kontrolünde bırakılabilir. Unutmayın en iyi ilaç besinlerimizdir.

6.Tatlı gıdalar yersem sütüm artar mı?
            Yapılan en büyük yanlışlardan biri de budur. Şekerli besinler sütünüzü arttırmaya yardımcı olmaz aksine kilo artışınıza sebep olur.

7.Sütümü arttıracak besinler nelerdir?
            Galiba en büyük yanılgıya burda düşüyoruz.Anne sütünün arttırdığı konusunda konuşulan, yazılıp çizilen hiçbir besin hakkında bilimsel bir çalışma yoktur.Anne sütünü arttırmanın tek yolu sık emzirmek ve bol su tüketmektir.

           
ÖNERİLER
-Günde en az 3 su bardağı süt ve süt ürünleri tüketiniz.

-Sıvı tüketiminizi arttırınız. En az 3 lt su tüketiniz.

-Gaza sebep olacak ( kurubaklagiller, kereviz, enginar, pırasa, lahana, brokoli, Karnabahar, portakal, kavun, kiraz..gibi) besinlerden uzak durunuz.

-Günde en az 5 porsiyon meyve tüketiniz.

-Çiğ meyveleri çok iyi yıkayarak tüketiniz.

-Asitli içecekler ve hazır meyve suyu yerine taze meyve tercih ediniz.

-Hamur tatlıları yerine sütlü tatlıları tercih ediniz.

-Pişirme yöntemi olarak haşlama, fırın veya ızgara kullanınız, kızartma tercih etmeyiniz.

-Sucuk, salam, sosis gibi işlanmiş etler tüketmeyiniz.

-Sigara ve alkol tüketmeyiniz.

3 Ocak 2015 Cumartesi

Cilt Sağlığı ve Beslenme

Daha sağlıklı, genç ve parlak bir yüze sahip olmak ister misiniz? Bunun için size birkaç önerim var..
Sağlıklı bir cilde sahip olmanın ilk kuralı düzenli en az 7 saatlik bir uykudur. Aynı zamanda düzenli kilo vermenin de ilk sırrı bu.. Az ve düzensiz uyuduğunuz zamanlarda vücudunuzda ödem oluşur bu durum tabi ki cildimize de yansır. Şiş gözlere sahip olmayı hiç birimiz istemeyiz öyle değil mi?
Su,su,su tabi ki su.. Kışın azalan su tüketmimizle birlikte cildimiz kurumaya ve daha da hassaslaşmaya başlar. Nemli bir cilde sahip olmak için ilk şart günlük en az 2-2,5 lt su tüketimidir.
Yumurta içeriğindeki biotin cilt ve saç sağlığı için temel bileşendir. Cildin daha canlı ve parlak görünmesini sağlar.
Kırmızı meyveler antioksidan yönünden zengindir. Antioksidanlar vücudumuzdan zararlı maddeleri uzaklaştırarak hücre yenilenmesine katkı bulunur.
Omega- 3 yönünden zengin olan balık ve ceviz vücudumuzun ihtiyacı olan yağı karşılamamızı sağlarken aynı zamanda cildin yağ dengesini ayarlar.
Siyah çikolata antioksidan yönünden zengin olması nedeniyle yüksek kalorisi porsiyon kontrolü yapmamızı gerektirse de uygun miktarlarda tüketildiğinde kan dolaşımını hızlandırarak daha canlı bir cilt görünümüne sahip olmanızı sağlar.
Cildin kırışıklıklara karşı savaşında savunucu C vitaminidir. C vitamininden zengin koyu yeşil yapraklı sebze tüketimi kırışıklık görünümünü azaltır.

Yeşil çayın obeziteye olan etkisi kanıtlandı.Kilo vermeye yardımcı olurken aynı zamanda cildi güneşin zararlı  ultraviyole ışınlarından koruyarak daha genç kalmasını sağlar.